Hizmetlerimiz

ÇALIŞMA ALANLARIMIZ

Önleyici avukatlık ile gelebilecek sorunları önlemek

Ticaret Hukuku

Ticaret hukuku ticari faaliyetleri düzenleyen bir hukuk dalıdır. Ticari hayatın içindeki hakim kavramlardan ne anlaşılması gerektiği, ticaret hayatın temel ilke ve kuramların inceleme konusu yapıldığı bu hukuk dalında; tacir, ticari isimler, ticaret sicili, ticari defterler, ticari iş ve ticari yargı, haksız rekabet ve cari hesap, başta anonim ve Limited şirketler olmak üzere diğer şirket türleri, esas sözleşmeleri, organ, kuruluş, sona ermeleri gibi konulardaki ilke ve kurallar ile yasal hükümleri; kambiyo senetleri de denilen poliçe, bono ve çek gibi kıymetli evrakların ticari hayattaki yeri ve fonksiyonları ile tabi oldukları hükümler düzenlemektedir.

Kocaeli İzmit ve çevresindeki ticari hayatın yoğunlu ve şirket sayısının fazlalığı dikkate alındığında yargı mercileri önündeki davaların sayısı ve çeşitliliğinin oldukça fazla olduğu görülmektedir. ticari hayatın içindeki bu kavram, ilke ve kurallara hakim olan avukatlık büromuz, iş hayatının her türlü sorunun çözümünde ve önlenmesinde müvekkillerine yardımcı olabilecek tecrübeye sahiptir. 

Ceza Hukuku

TCK md.1’e göre:

  • Kişi hak ve özgürlüklerini,
  • Kamu düzen ve güvenliğini,
  • Hukuk devletini,
  • Kamu sağlığını ve çevreyi,
  • Toplum barışını korumak,
  • Suç işlenmesini önlemektir.

Suç Nedir?

Suç, kanunun suç olarak düzenlemekte menfaat gördüğü bir değerin ihlalinin cezalandırılmasıdır. Suçun işlenmesi hukuki bir ilişkinin doğmasına sebebiyet verir. Çünkü kanun tarafından korunmuş bulunan, aslında ihlal edilmemesi gereken bir emir ihlal olunmuştur. İhlalin sonucu, ihlal eden ceza yaptırımı ile cezalandırılmaktadır.

Suçu oluşturan 4 temel unsur vardır: Kanuni Unsur, Maddi Unsur, Manevi Unsur, İlliyet Bağı

Ceza Nedir?

Suçun karşılığı olarak uygulanan zorlama ve yoksunluklar ceza (yaptırım) olarak isimlendirilir.

Kaç Türlü Hapis Cezası Vardır?

  1. Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası: Hüküm giyenin hayatı boyunca devam eder. Kanunda ve tüzükte belirlenen güvenlik rejimine göre cezası çektirilir.
  2. Müebbet Hapis Cezası: Hükümlünün hayatı boyunca devam eder.
  3. Hapis Cezası: Süreli ve kısa süreli hapis cezaları olarak ayrılır. Süreli hapis cezaları 1 aydan az, 20 yıldan fazla olamaz. Kısa süreli hapis cezaları 1 yıl veya daha az hapis cezalarıdır. Kısa süreli hapis cezaları, para cezasına çevrilebilir.

Ceza Hukukunun Temel İlkeleri Nelerdir?

Yasallık ilkesi :
Yasallık ilkesini açıklamak gerekirse şöyle açıklayabiliriz.Suç ve bunun karşılığında uygulanacak yaptırımın yasayla belirlenmesi gerekir.Her ilkenin olduğu gibi bu ilkenin de bazı sonuçları vardır. Bu sonuçlar : Belirlilik,aleyhe yasanın geçmişe uygulanmaması,kıyas yasağı,idarenin düzenleyici işlemleriyle suç oluşturma ve ceza verme yasağı ve son olarak örf-adete dayanarak suç oluşturma ve ceza verme yasağı olarak sayabiliriz. Bu sayılan sonuçları açıklamamız gerekirse.
A-) Belirlilik :
Belirlilik ilkesi, bir eylemden dolayı ceza yaptırımı uygulanabilmesi için eylemin yasada açıkça suç olarak düzenlenmesi gerektiğini ifade eder. Yani daha açıklayıcı olması gerekirse hiç kimse yasada açıkça belirtilmemiş bir suçtan dolayı ceza alamaz.
B-) Aleyhe yasanın geçmişe uygulanmaması :
İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan fiilden dolayı kimseye ceza ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağından bahsetmiştik.Bununla beraber eylemin işlenmesinden sonra yürürlüğe giren yasa eğer ki failin aleyhine ise fail hakkında bu kanun hükmü uygulanamaz.
C-) Kıyas yasağı:
Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz ve suç ve ceza içeren hükümler kıyasa yol açacak şekilde geniş yorumlanamaz.Ancak suç ve ceza içermeyen hükümler yönünden lehe kıyas yapılması mümkündür.
D-) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç oluşturma ve ceza verilmesi yasağı :
Bir eylemin suç oluşturabilmesi için işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılması gerekir. Bu nedenle tüzük,yönetmelik gibi işlemlerle suç oluşturulamaz.Ayrıca belirtmek gerekir ki olağan dönemlerde oluşturulan kanun hükmünde kararnameler ile de suç oluşturulamaz.Ancak yine belirtmek gerekir ki sıkı yönetim ve olağan üstü hal dönemlerinde oluşturulan kanun hükmünde kararnameler ile suç oluşturulabilir.
E-) Örf ve adete dayanılarak suç ve ceza oluşturulamaz :
Özel hukuk alanında gördüğümüz eğer kanun yoksa hakim örf ve adete dayanarak karar verebilir kuralını kamu hukuk dallarında uygulayamayız. Bu sebeple Ceza Hukuku da bir Kamu hukuku dalı olduğu için eyleme ilişkin bir kanun bulunmadığı hallerde örf ve adete başvurulamaz ve bununla bir ceza ve suç oluşturulamaz.Çünkü Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz.

Kusursuz Ceza Olmaz İlkesi :
Belirtmek gerekir ki Türk Ceza Kanunu gereğince bir failin cezaya çarptırılması için öncelikle kusurunun olması gerekir.Fail,kusursuz eylemleri nedeniyle cezalandırılamaz.Sadece kusurunun olması da failin o cezayı orantısız bir şekilde alması gerektiği anlamına gelmez .Fail sadece kusuruyla orantılı bir şekilde ceza alabilir.Ayrıca belirtmek gerekir ki ceza hukukunda kusurun en önemli konularından birisi ise ceza hukukunda objektif sorumluluğa yer verilmemesidir.Objektif sorumluluğu ise şöyle açıklayabiliriz, faili sorumlu tutabilmek için onun hareketi ile ortaya çıkan sonuç arasında nedensellik bağının bulunmasının yeterli görüldüğü, failin kast ya da taksirinin aranmadığı sorumluluktur.

Cezaların Kişiselliği İlkesi :
Cezalar hepsi kişiye özgüdür ve kişiye sıkı sıkıya bağlıdır.Bir kişiye verilen ceza onun yakınlarını veya akrabalarını etkilemez.Kişinin yaptığı eylemden dolayı onun yakınları ya da mirasçıları ceza almaz.Ayrıca belirtmek gerekir ki ceza sadece gerçek kişilere verilebilir tüzel kişilere ceza yaptırımı uygulanamaz.

Ümanizm ilkesi :
Ümanizm ilkesi gereğince ve Ceza kanunları gereğince bu kanunların amacı aslında kişilere ceza verip onları hayatan soyutlamak değildir asıl amacı suç işlediği için ceza yaptırımına tabi tutulan kişinin ıslah edilerek yeniden topluma kazandırılmasıdır.

Avukatlık hukuku açısından bakıldığında; bireylerin bu kavram ve alanla olan ilişkisi oldukça sınırlı ve kısıtlı olduğundan özellikle soruşturma ve kovuşturma mercileri önünde sahip oldukları hak ve yükümlülükler bakımından bir avukatın yardımına ihtiyaç duymaları oldukça muhtemel ve olağandır.

Türkiye’deki yargılamalar sırasında yaşanan Anayasa ihlalleri ile insan haklarına dair ihlallerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve diğer uluslararası kurum ve kuruluşlar nezdinde tespit ve giderilmesi de oldukça önemli olup bir hukuk destek almaksızın takip ve sonuca ulaştırılması oldukça zordur.

Çiftçi Avukatlık Bürosu olarak özellikle savunma makamı açısından güncel içtihat, yorum ve değerlendirmeler ile değişen mevzuatı yakından takip ederek hak kayıplarının önüne geçmek adına gerek faaliyet merkezimizin bulunduğu Kocaeli İzmit bölgesinde gerekse diğer illerde müvekkillerimize ihtiyaç duyacakları her türlü hukuki destek vermek üzere çalışmalarımıza devam etmekteyiz.

Borçlar Ve Sözleşmeler Hukuku

Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku, özel hukuk alanına giren kişiler arasındaki ilişkilerde bahis konusu olan bu sözleşmelerden çeşitli sorunların ortaya çıktığı ve hukuken korunması gereken menfaatler ve giderilmesi gereken zararların söz konusu olduğu görülmektedir. Bireylerin bu menfaat ve zararlarına dönük taleplerinin karşılanması bakımından gerek yargı mercilerine gitmeden ve gerekse yargı mercilerine başvuru yapıldıktan sonra ihtiyaç duydukları her türlü hukuki yardımın sağlanması avukatlık hukuku açısından birincil varlık sebebimimizdir.

Borçlar ve Sözleşmeler Hukukunun Türkiye’de özellikle sanayi ve ticaretin geliştiği iller başta olmak üzere İstanbul ve Kocaeli illerindeki nüfus ve ticari ilişkilerin yoğunluğu dikkate alındığında çok sayıda farklı sözleşme ve sorunların ortaya çıktığı ve çıkmasının da muhtemel olduğu açık olduğundan bu ihtiyaçlara uygun çözüm önerleri sunmak üzere çalışmalarına aralıksız devam etmektedir.

Çiftçi Avukatlık Bürosu olarak Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku alanında, müvekkillerine korunması için gereksinim duyulan her  türlü avukatlık ve danışmanlık hizmetini sağlamaktadır.

İCRA VE İFLAS HUKUKU

Temel dayanağını Anayasadan alan İcra ve İflas Hukuku, devlet gücünün zor alım yolu ile en fazla hissedildiği alanlardan biridir. Bu bakımdan icra Hukuku, borcunu ödeyemeyen borçlunun borcunun, alacaklının talebi üzerine, devlet zoruyla taşınır ve taşınmaz varlıklarına el konarak karşılanmasını konu alan hukuk dalıdır. Burada borçlunun borcunu ödememesi halinde alacağın ondan ne şekilde tahsil edeceği  gösterilmektedir.

İcra ve İflas Hukuku;

  • Takibin de nerede nasıl yapılacağı
  • Borçlunun böyle bir takip karşısında hangi yasal yollara başvurabileceği
  • Alacaklının bu durumda hangi hukuksal olanaklara sahip olduğu
  • Yapılan takibe rağmen borçlunun borcunu ödememesi halinde mallarının nasıl haczedip parayı çevrilebileceği gibi konularla ilgilendir.

Bu alanla da ilgilenen Avukatlık Hukuku, kişilerin (şahıs veya şirket) alacaklarının tahsil edilebilmesi için en kısa zamanda ve en etkili şekilde sonuca ulaşacak girişimlerde bulunmayı, takibe muhatap olan borçluların menfaatlerinin korunması, işleyen süreçten mümkün olan en az şekilde etkilenmelerini sağlamayı hedeflemektedir.

Bu kapsamda Çiftçi Avukatlık Bürosu olarak Kocaeli bölgesi başta olmak üzere marmara bölgesindeki illeri de kapsayan oldukça geniş bir alanda faaliyetlerimizi yaygınlaştırmış bulunmaktayız. Özelikle borçlu ve malvarlığı hakkında gerekli bilgiler hızlı bir şekilde toplanmakta ve müvekkillerle paylaşılarak alacağın tahsilini sağlamaya çalışmaktayız. Yine bu şekilde takibe maruz kalmış olan müvekkillerimize danışmanlık, borçtan kurtulma, iptal davaları ve iflasın ertelenmesi gibi yollarla hak ve hukuklarının kaybına engel olmaya çalışmaktayız.

Emlak Ve Gayrimenkul Hukuku

Türk Medeni Kanununda yer alan eşya hukukunun kapsamlı bir alt dalını oluşturan emlak ve gayrimenkul hukuku, arazi, arsa, apartman, bina ve konut gibi taşınmaz değerlerin  etrafında oluşan bir hukuk dalıdır.

Emlak ve Gayrimenkul Hukuku çerçevesinde en sık görülen dava türleri arasında tapu tescil ve tapu iptal davaları, ipotek ihtilaflarından doğan davalar başta olmak üzere, istihkak davaları, kamulaştırma davaları, ortaklığın giderilmesi davaları, kira bedeli tespiti davaları ve tahliye davaları bulunmaktadır. Bununla birlikte kira sözleşmeleri, ipotek sözleşmeleri, kat irtifakı sözleşmeleri, inşaat sözleşmeleri, bina yönetimi sözleşmeleri, proje yönetimi sözleşmeleri, ve alışveriş merkezlerinin yönetim sözleşmeleri gibi pek çok emlak hukuku sözleşmesi de yine bu alandaki konular arasında yer almaktadır.

Emlak alım-satım sözleşmelerinin denetlenmesi ve düzenlenmesi, genel anlamda gayrimenkul finansmanı danışmanlığı, gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ve hukuki durum tespit raporlaması gibi hizmetler yer almaktadır. Bununla birlikte kiralama sözleşmelerinin denetimi ve düzenlenmesi, kat mülkiyeti kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar için danışmanlık, mevzuat takibi, gayrimenkullerin hukuki ve maddi durumu için araştırma ve değerlendirme yapılması ve tapu işlemleri gibi diğer ek hizmetler de emlak hukuku çerçevesinde değerlendirilir ve görülür.

Marmara Bölgesinde ve bölgemiz Kocaeli’de taşınmaz ve konut alanındaki hareketlilik ve yargı mercileri önündeki davların sayısı ve çeşitliliği dikkate alındığında bir hukuk bürosunun desteğini almanın önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Çiftçi Avukatlık Bürosu olarak bu hizmeti, alanında uzman kadromuz ile sizlere vermekten mutluluk duyarız.

İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku işçi ücretlerini, çalışma şartlarını, işveren – işçi ilişkilerini ve işçi sendikalarını kapsayan, bu alandaki konuları araştıran bir hukuk dalıdır.

En önemli işlevi, işçi ile işveren arasındaki ilişkileri düzenlemesidir.

İş ve Sosyal Güvenlik Hukukunun konusu sadece hizmet akdinden doğan ve tabi hizmet yükümlülüğü içindeki insan ilişkileridir.

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku, söz konusu bu yükümlülükten doğan işveren, işçi ve onların devletle ilişkilerinin düzenlenmesi için oluşturulan hukuk kurallarını bir sistem içinde inceler.

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Özellikleri:

  • İş veren tarafından işçinin emeğinin sömürülmemesi, hakkının ihlal edilmemesi için iş hukukunda işçi haklarının korunması önceliklidir.
  • Aksi sadece işçinin lehine kararlaştırılabilen nisbi emredici kurallar içerir. Örneğin işçiye asgari ücretin altında ücret verilememesi gibi.
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku çerçevesinde herhangi bir hükümle ilgili tereddüt yaşanması durumunda işçi lehine yorum getirilir.
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukukuda işçinin kişiliğine öncelik verilir ve buna bağlı olarak hizmet sözleşmesi işveren ile işçi arasındaki karşılıklı edimlerin sorumluluklarına dayalı ilişkinin çerçevesini çizer.
  • İşçiler, sendikalar aracılığıyla yönetime katılabilir.
  • Özel hukuka ait kriterleri barındıran iş ve sosyal güvenlik hukuku, işçi ve işverenin çalışma hayatında karşılıklı ilişkilerinin düzenlenmesinde devletin müdahilesinden dolayı karma hukuk özelliği taşır.

Bu hukuk alanındaki uygulamanın daha çok Yargıtay’ın içtihatlarına göre şekil aldığı düşünüldüğünde özellikle değişen ve gelişen yeni yorum ve değerlendirmelerin takibi oldukça önem kazanmaktadır. Bu sebeple bu alandaki faaliyetlerin gerek işçi gerekse işverenler açısından hukuki destek olmaksızın yürütülmesi oldukça sakıncalıdır.

Çiftçi Avukatlık Bürosu olarak iş hayatının yoğun olduğu Kocaeli İzmit bölgesinin özellikle şirketlerin üretim merkezlerinin yer aldığı bir bölge olması sebebiyle işçi ve işveren sayısı oldukça fazla olduğu da göz önüne alarak bireylerin ve şirketlerin ihtiyaç duyacağı her türlü hukuki desteği vermek üzere tecrübeli ekimizle çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.

İDARE VE VERGİ HUKUKU

İdare ve Vergi Hukuku idarenin yaptırım gücünün ağır sonuçlara ve telafisi imkansız zararlara neden olabildiği dikkate alındığında, bireylerin idare karşısında hukuk ilkeleri çerçevesinde korunma hakkı bulması büyük önem taşımaktadır.

Çiftçi Avukatlık Bürosu olarak bu alandaki faaliyetlerinde genel olarak hukuka aykırı şekilde tesis edilen idari işlemler veya idari eylemler nedeniyle kişilerin mağduriyet yaşamasını önlemek ve oluşan mağduriyetlerini gidermeyi amaçlamaktadır.

Yine her ne kadar Anayasamıza göre herkesin, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlü tutulacağı belirtilmişse de; “Hukuk Devleti İlkesi”nin bir gereği olarak, Devletin de en önemli gelir kaynağı olan vergiyi, “vergide adalet”, “vergide eşitlik”, “vergide kanunilik” ve “vergide genellik” ilkelerine bağlı kalarak toplaması gereği tartışmasızdır.

Çiftçi Avukatlık Bürosu bu alandaki uyuşmazlıkların çözümünde danışmanlık hizmeti vermenin yanında vergisel uyuşmazlıkların idari ve hukuki aşamada çözümü için yol göstermeyi hedeflemektedir.

İdare, gümrük ve vergi hukukunun kapsamı, mevzuatının yapısı ve usulü dikkate alındığında oldukça teknik ve kapsamlı bir bilgi gerektirdiği açık olan bu alanda avukatlık desteği almanın zorunluluğu oldukça açıktır.

Bu kapsamda bizler de Kocaeli bölgesi başta olmak üzere Marmara Bölgesini kapsayan oldukça geniş bir alanda özelikle iptal ve tam yargı davaları ile vergi ve gümrük uyuşmazlıkları alanında deneyimlerimizi müvekkillerimizle paylaşmanın mutluluğunu yaşamaktayız.

GÜÇLÜ YÖNLERİMİZ
Ticaret Hukuku
0%
Ceza Hukuku
0%
Borçlar Hukuku
0%
İcra Hukuku
0%

UZMANLIK ALANLARIMIZ

Önleyici avukatlık ile gelebilecek sorunları önlemek

Şirketler Danışmanlığı

Şirketler Danışmanlığı, ticari hayatın yoğunluğu ve ilişkilerin çeşitliliği dikkate alındığında Ticari Şirketlerin SÜREKLİ VE DÜZENLİ bir hukuki desteğe ihtiyaç duyduğu bir gerçektir. Bir Ticari İşletme için önemli olan sorunların oluşmasını önlemek ve oluşmuş sorunların da en kısa sürede ve en ekonomik şekilde çözülmesidir. Bu gerçeklerden hareketle ve bölgemizdeki şirketlerin sayısı ve faaliyetlerinin yoğunluğu da düşünülerek olduğu müvekkillerimize özellikle önleyici hukuk hizmeti başta olmak üzere sürekli ve düzenli bir hukuk hizmeti sunmayı amaçlamaktayız.

Bu kapsamda müvekkillerinin ihtiyaç duyacağı her türlü sorunlarının çözümünde daima yanlarında olmayı, hızlı ve etkili çözüm yolları üretmeyi amaçlayan Çiftçi Avukatlık Bürosu, şirketlerin hukuki sorunlarla boğuşmalarını önleyerek çalışma ve başarılarına katkı sağlamayı hedef edinmiştir.

Günlük çalışma hayatı içinde karşılaşılan sorunların çözümünde gerek yönetim ve gerekse çalışanlara sözlü ve yazılı destek sağlamanın yanında işçilerle yaşanan sorunların önlenmesi ve çözümünde, sözleşmelerin incelenmesi ve banka, sigorta gibi kurumlarla ilişkilerde şirketin menfaatlerinin korunmasında, şirket içi çalışmalar sırasında düzenlenmesi gerekli belgelerin hazırlanması ve kontrolünün sağlanmasında gerektiğinde toplantılara iştirak edilerek ihtiyaç duyulan her türlü hukuki destek sunulmaktadır.

Taşınmazların Paylaşımı Davaları

Taşınmaz veya gayrimenkul hukuku; arazi, arsa, apartman, bina ve konut gibi taşınmaz değerlerin etrafında oluşan bir hukuk dalıdır. Birçok istisna ve detaydan oluşan, oldukça kapsamlı ve zorlayıcı bir hukuk dalı olan taşınmaz hukukuna konu davalar, diğer dava türlerine göre daha uzun bir süreç gerektiren davalardır. Bu nedenle dava süreci takibi sırasında oluşan her türlü gelişmeyi uzman gözü ile takip etmek büyük önem taşır.

Marmara Bölgesinde ve bölgemiz Kocaeli’de taşınmaz ve konut alanındaki hareketlilik ve yargı mercileri önündeki davların sayısı ve çeşitliliği dikkate alındığında bir hukuk bürosunun desteğini almanın önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Çiftçi Avukatlık Bürosu olarak bu hizmeti, alanında uzman kadromuz ile sizlere vermekten mutluluk duyarız.

Vergi Cezaları Davaları

Son dönem yapılan mevzuat değişiklikleri ile mükelleflere pek çok ek yükümlülük getirilirken vergi cezalarının çeşitlendirildiği ve miktarlarının caydırıcılığın artırılması amacıyla milyonları bulan rakamlara kadar arttırıldığı görülmektedir.

Yine mevzuatın oldukça ayrıntılı olduğu, itiraz ve benzeri kanunun yollarının sıkı süre ve kurallara tabi olduğu hususu da dikkate alındığında mükelleflerin uzman desteği almadan hareket etmesinin neredeyse imkansız hale geldiği söylenebilir.

Bu açıdan gerek tüzel kişiler ve gerekse gerçek kişilerin hak kayıplarının önüne geçmek adına önceden danışmanlık hizmeti alması zorunlu hale gelmişken işlem sonrası yapılacak başvuru ve açılacak davaların takip ve sonuçlandırılması da yine uzman bir ekibin yardımını zorunlu kılmaktadır.

Bu kapsamda Çiftçi Avukatlık Bürosu olarak Kocaeli bölgesi başta olmak üzere Marmara Bölgesini kapsayan oldukça geniş bir alanda özelikle iptal ve tam yargı davaları ile vergi ve gümrük uyuşmazlıkları alanında deneyimlerimizi müvekkillerimizle paylaşmanın mutluluğunu yaşamaktayız.

Kamulaştırma / Kamulaştırmasız El Atma Davaları


Özellikle son 10 yıl içinde yapılan yasal değişiklikler bu alandaki tüm mevzuatı adeta baştan başa yenilemiştir. bilinen tüm kural ve davalar yeni baştan tasarlanmış ve yepyeni bir uygulama ortaya çıkmıştır. Kamu ve bireylerin karşı karşıya kaldığı bu alanda kamunun yararını önceleyen düzenlemeler sebebiyle bireylerin hak kayıplarına uğraması daha mümkün halde gelmiştir. Bu açıdan gerek kamulaştırma ve gerekse kamulaştırmasız el atma davaları kesinlikle uzman bir ekibin desteği ile takip edilmelidir.

Çiftçi Avukatlık Bürosu olarak Kamu davaları kapsamında Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma Davaları alanında, müvekkillerine korunması için gereksinim duyulan her  türlü avukatlık ve danışmanlık hizmetini sağlamaktadır.

Banka Kredi Sözleşmeleri

Türkiye’deki bankacılık mevzuatı ve uygulamaları dikkate alındığında bankalarca tek taraflı ve genellikle müdahaleyi zorunlu kılan sözleşmeler tanzim ederek müşterilere imzalattıkları görülmektedir. Bu halin bireyleri zarara uğrattığı, geri dönülmez sorunlara yol açtığı bilinmektedir. Ancak önceden alınacak danışmanlık hizmeti ile bu zararların ve sorunların asgariye indirilmesi mümkün olduğundan kişilerin imzalayacakları sözleşmeleri uzman bir hukuk bürosuna inceletmeleri ve gerekli düzeltmeleri yaptırmaları gerekmektedir.

Çiftçi Avukatlık Bürosu olarak Banka Kredi Sözleşmeleri alanında, müvekkillerine korunması için gereksinim duyulan her  türlü avukatlık ve danışmanlık hizmetini sağlamaktadır.

Doğrudan Borçlandırma Sistemi(DBS)

Günümüz ticari hayatında özellikle satışlar sebebiyle oluşan alacağın tahsilatı noktasında yaşanan sorunlar ve oluşan riskleri minimize edebilmek için birçok yol ve yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntemlerden içinde son dönem en çok tercih edilen yol, bankaların müşterilerine sunduğu DBS denilen Doğrudan Borçlanma Sistemi’dir. Bu Sistemde taraflar arasındaki satışlardan doğan alacakların, hızlı ve garantili bir şekilde tahsil edilmesi amaçlanmaktadır. Doğrudan Borçlandırma Sistemi’nde ana firmanın bankaya ilettiği tutarlar, belirtilen vade sonunda bayi/müşteri hesabındaki bakiyeden, bakiye müsait değilse tesis edilmiş kredi limitinden otomatik olarak çekilerek ana firma hesaplarına aktarılır.

Çiftçi Avukatlık Bürosu, bu sözleşmenin gerek kurulması ve imzalanması aşamasında gerekse süreç içinde bu sözleşme sebebiyle oluşabilecek sorunların çözümünde müvekkillerine destek sunarak yaşanması muhtemel sorunları en aza indirmeyi amaçlamaktadır.